Blockchain ve Kripto Paralar

Geleceğin para birimi olarak ifade edilen, gündemden asla düşmeyen ve bizleri de çok heyecanlandıran bu piyasaya gelin biraz daha yakından bakalım.

Blockchain bir veri tutma şeklidir. Merkeziyetçi yapıları dağınık hale getirir. Peki merkeziyetçi yapı nedir?

Basit düşünecek olursak günlük hayatta yapacağımız her iş için bir “merkez”e gideriz. Banka, evlendirme dairesi, tapu kadastro, noter… Bunu somutlaştıracak olursak X, Y’ye 100 TL gönderecekse önce bankaya gider. Banka önce X’in kimlik bilgilerini, hesabındaki para miktarını ve IBAN numarasını doğrular. Sonra Y’nin bilgilerini de aynı şekilde doğrular, kontrol eder ve bu işlem sonucunda “hizmet ücreti” alır. Nihayetinde X’in 100 TL’si Y’ye güvenli ve nispeten hızlı bir şekilde gider.

Tabii, eğer X hizmet ücreti vermek istemiyorsa parasını bir güvercinin bacağına bağlayabilir ya da temiz yoldan bir arkadaşına bu parayı Y’ye ulaştırması için verebilir. Ancak yolda o paranın başına geleceklerin garantisini kimse veremez. Para kaybolabilir ya da kaybolmasa bile ulaşması gereken süreden daha uzun bir sürede ulaşır. Bu da çok istenen bir durum olmaz. Sadece bunlar da değil, yüzlerce senaryo üretebiliriz. Merkeziyetçi sistemler bu tehlikeleri ortadan kaldırmaya yönelik kurulmuştur. Elbette bu konuda bir güvercine göre daha iyi oldukları kesin lakin bunun yanı sıra çok da iyi oldukları söylenemez.

Merkeziyetçi sistemlerde insanlar çalışır. Doğal olarak insanların olduğu yerlerde çeşitli sıkıntılar ortaya çıkar. Merkeziyetçi yapı bir otoritedir ve çok olağan bir durum olarak bu otoriteyi bir insan sağlar. Dolayısı ile bir insanın otoritesinin sarsılması an meselesidir. Bunun dışında insanların olduğu her yerde yolsuzluk, torpil, kayıp, gecikme, yavaşlık gibi şeyler olur. Çünkü bu işlerin tamamı insan gücü ile yapılır.

Aslında teknik olarak blockchainde de işler insan gücü ile yapılır ama işin ilginç kısmı spesifik olan zaten. Blockchain, merkeziyetçi sistemlerin yaptığı her türlü doğrulama işini yapabilir. Dağınık blockchain sistemi üzerinde her iş halledilebilir. Burada doğrulamaları bilgisayar kodları yapar. Bankada 1 kişinin yapacağı işi blockchain üzerinde 500 kişi (rastgele bir sayı bu)aynı anda daha hızlı bir şekilde yapar. Bu 500 kişi yaptığı bu kod çözme işlemi sonucunda “kripto para” kazanır. Bu işleme de “madencilik” denir. Yani blockchaini de bir maden olarak nitelendirebiliriz.

Kağıt paraların bu kadar fazla basıldığı ve alım gücünün bu kadar düştüğü bir yerde arzı sabit olan, adedi sabit olan ya da eğer artıyorsa bile belli kurallar ölçüsünde artan para birimlerine ihtiyaç var. Buna en güzel örnek tabii ki kripto paralar olacaktır. Mesela yalnızca 21 milyon tane Bitcoin var.

Kripto para birimlerinin sayılarının az olması ya da artıyorsa bile maximum sayılarının sabit olması ve bir kurala tabi olarak artmasından dolayı kripto paraları, kağıt paralardan üstün görebiliriz.

Kripto paraların kullanımı aynı zamanda ekonomide şeffaflık demek. Bu da liberal bir ekonomiyi destekler. Devletlerin altında yapılan işlerin artık daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli ve daha doğru yapılabilmesi demek.

Blockchain teknolojisinde herkes kazanır; işi yapan da, işi yapılan da.

Blockchain üzerinde her türlü para gönderme işleri; tapu, noter gibi yerlerde yapılan belge ve doğrulama işleri merkeziyetçi sistemlerden daha hızlı, daha ucuz ve yolsuzluk ihtimali neredeyse hiç olmadan halledilebilir. Çünkü siz eğer X’in Y’ye gönderdiği 100 TL’yi çalmak istiyorsanız bütün Blockchain sisteminin %51'ini çökertmeniz gerekiyor. Bunun için de yaklaşık 5 trilyon dolarlık bilgisayar sistemine ihtiyacınız var. Yani 100 TL için değmez, zaten kur yükseldikçe yükseliyor.

Elbette blockchain ve kripto paralar önemli bir gelecek vaat ediyor ancak çevreye verdiği zararı da görmezden gelmek mümkün değil.

Bunun yanı sıra kripto paraların çok sağlam olduğu gibi bir yargı oluşmasın kafanızda. Piyasada yaklaşık 9 bin tane kripto para çeşidi var ve bunların bir çoğu çökecektir. Bu yüzden yatırım yaparken doğru araştırmalar yapmanızı tavsiye ederim.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Eğer beğendiyseniz soldaki alkış düğmesine basıp daha geniş bir kitleye ulaşmama yardımcı olabilirsiniz. Yeni bir yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın.

İmza Dergisi’nde ekonomi yazarı, Z Community’de ekonomi eğitmeni, aktivist, hayalperest, araştırmacı, lise öğrencisi. Instagram @seymakursun_

İmza Dergisi’nde ekonomi yazarı, Z Community’de ekonomi eğitmeni, aktivist, hayalperest, araştırmacı, lise öğrencisi. Instagram @seymakursun_